Beyaz Geceler


Beyaz Geceler

"Karanlık Ömrün Beyaz Gecesi."
Dikkat ettiniz mi? İz bırakan birçok sanatçının ya geçmişi karanlıktır ya sonu. Dostoyevski'yi bu konuda ayıran özellikse doğumunun karanlık olması.
Dostoyevski'nin bütün hayatı kitap yazmak olmuştur. Halil İnalcık'ın yazdığı kitaplara dediği gibi, ''Bir şeye aşık oldunuz mu her şeyi unutursunuz. Uykunuzu, sıhhatinizi..'' Dostoyevski de tıpkı öyleydi.
Hep dediğim gibi, mutlak yazarlar kendi hayatından parça vererek yazmış olanlardır. Dostoyevski bunun da ilerisine gitmiş ve bizatihi kendi hayatından bir kesit sunmuştur. Çevirmen Sabri Gürses, bu kitabın Dostoyevski'nin en parlak kitabı olduğunu; ‘kendisini okuyuculara en net sunduğu kitap’ olduğunu söylüyor.
Gerçekten de kitapta geçilen mekan, yer, zaman; Dostoyevski'nin yaşadığı şehirde, bulunmuş olduğu mekanlarda geçiyor. O zaman şöyle diyebiliriz; Dostoyevski için yaşamak, yaşadığı her şeyde kitap aşkını görmekti. Bir yere bakarken, birisiyle konuşurken, aşk yaşarken bile kafasına bunu kazıyor, kalemiyle ölümsüzleştiriyordu. O yüzden her kitabında mutlaka bir karakteri kendisi olmuştur.
Yazar kitabın ilk sayfalarında bulunduğu şehir Petersburg'u anlatır. Nahoş ve kendinizi hayal dünyasında hissedeceğiniz bir betimleme mevcut. Daha sonra karakterimiz sokaklarda şarkı söyleyerek dolaşırken bir kaldırımda bir kızın ağladığını duyar. Onu başka birinin elinden kurtarır ve ikisi de konuşmaya başlarlar... İki yaralı ruhun, bir araya gelmesi gibi olur buluşmaları. Dört gece boyunca birbirlerine hayatlarını, hikayelerini anlatırlar. Lakin sonu beklediğimiz gibi olmaz. Merak uyandıran, bize hayatımızı sorgulatan bir kitaptır. İnce oluşundan mütevellit akıcı ve çabuk biten bir kitaptır.
Bana kalırsa ''Beyaz Geceler'' isminin seçilmesinin sebebi, bu iki yaralı ruhun geceleri buluşması ve birbirinin gecelerini beyaz eylemesi... Biz de bol kitap ile kalalım, aydınlanıp, aydınlatalım. Hep beyaz kalalım. Bol kitaplı günler dilerim.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Adem'den Önce

Kitap bilim kurgu kitabıdır. Ama baktığımızda ise içerisinde bir gerçeklik olduğu en azından geçmişte yaşamış olan filozofların (Darwin, Spencer,Huxley...) ideolojisini yaşattığı meydandadır.

Daha Fazlasını Oku
Çocukluğum

Gorki Rusça’da “acı” demektir. Ve Maksim bu lakabı kendine uygun görmüştür. Kaderinin hüznü 5 yaşında musallat olmuştur Gorki'ye.

Daha Fazlasını Oku