Ömer'in Çocukluğu


Ömer'in Çocukluğu

Ana karakterimiz olan Ömer, (aslında Muallim Naci) çevresinde gördüğü yerleri, kişileri bizlere tasvir ediyor. Birinci ağızdan anlatım olduğu için günlük ve deneme karışımı şeklindedir. Niçin deneme diyorum? Çünkü aslında küçük bir çocuğun insanlığı anlayışı ve kavrayışı diyebiliriz. Kitap üzerinden bir örnek,
Yolda yürürken bir köpek saldırısına maruz kalıyor Ömer. Yol ıssız, kimsecikler yok. Köpekte boyuna saldırıyor. Ömer feryat figan inletiyor ortalığı, köşede pencerede olayı seyreden bir ağa sadece ''Hoşt!'' demekle kalıyor.
Ömer köpekten koşa koşa uzaklaşır lakin epey bir korkmuştur. Sonra o ağaya kızar. ''Kuduz olabilirdim, köpek beni öldürebilirdi. Sadece 'Hoşt!' demekle kaldı! İnsan değil mi? Senin nazarında köpek yavrusu kadar değerim olmayabilir ama bir gün seni yargılayacağımı düşünmüyor musun? Sen bana o zaman insanca yardım etseydin seni böyle mi yazardım?'' diyor.
Aslında anlamı o kadar büyük ki, çocuk diye atıp geçiştirdiğimiz ne varsa biz büyüklerden kat kat fazlasını ve ince detayını düşünüyorlar. İyiyi ve kötüyü ayırt edebiliyorlar.
Ömer daha sonra başka bir yerde tekrar hayvan görüyor, korkuyor ve saklanıyor. Bir amca vücudunu Ömer'e siper ediyor ve ona ''Korkma oğlum...'' diyor. Ömer huzur içinde yolda yürüyor. Ve ''O amca büyük ihtimal vefat etmiştir ama ben onun iyiliğini gönlümde yaşatıyorum.'' diyor. Şu iki örnek bile kitabın özetidir.
Muallim Naci gerçek adı Ömer'dir. Babası saraç ustası Ali Bey, annesi Varnalı Fatma Zehra Hanım'dır. Bu kitapta 8 yaşına kadarki çocukluk hatıralarını anlatıyor. Türk Klasik okumanın en güzel yanı, eski ülkeyi okumak. Eski İstanbul'u okumak. Bu kitapta bilakis 19. Yüzyılın İstanbul'unu anlatıyor. Aslında hayalgücünüzü devreye sokarsanız Muallim Naci'nin anlattığı İstanbul'u geziyor olacaksınız. Ramazan geldiğinde Fatih Meydanın'daki heyecan, dergahlar, çeşmeler... Hatırladığı çocukluk anılarını bu kitapta kısa anılarla toplamış Muallim Naci.
''Niye yazmış ki bu kitabı?'' diye soracak olursak şayet, onunda cevabını kitabın sanunda demiş.

''Bu hatıraları niçin yazdığımı sorsalar belki de hiçbir cevap vermeye lüzum görmem. Arzu ettim, yazdım. Diyelim ki bu da bir nevi çocukluktur.''
Mutlaka okunması gereken, okuması en keyifli kitaplardan bir tanesidir. Tavsiyemi sunar, bol kitaplı günler dilerim.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Felatun Bey İle Rakım Efendi

Felatun Bey baba serveti yiyen, lüks ve sefa düşkünüdür. Hayatta hiçbir zorluk çekmemiştir. Rakım Efendi ise zorluk ve yokluk içinde büyümüş

Daha Fazlasını Oku
İçimizdeki Şeytan

Hayattaki gayesini bulamamış,felsefik, aklı karışmış olan Ömer vapurda bir kız görür ve ona sırılsıklam aşık olur.

Daha Fazlasını Oku