Körlük


Körlük

Kitabı okurken kitabın konusundan ziyade, “Yazar bunu nasıl yazmış? Bu nasıl bir kalem?” diye düşünmekten kendimi alamadım. Herhangi bir kitabın bir cümlesini okuyunca altında sadece bir anlam yatar ama José'nin kalemi bir cümlede birkaç anlam barındırıyor. Hatta kitabın özetini bile bir cümlede anlatıyor. Kitabın her bölümünde istemsiz şaşkın tepkiler veriyorsunuz. 'Daha da şaşırmam.' deseniz de bir sonraki bölüm daha şaşırtıcı oluyor kitap. Sanki filmin içindesiniz ve kurguyu bilmeden oradan oraya sürükleniyorsunuz.

Kitap, arabanın içinde yolculuk eden bir adamın 'ansızın' kör oluşuyla başlıyor. Ama bu körlük siyah veya renksiz bir körlük değildir. Beyaz, köpüklü bir körlük.
José körlüğü o kadar derin anlatmış ki, adamın yaşadığı çaresizliği, acıyı bizzat yaşıyoruz. Körlük kitabının diğer kitaplardan bir diğer farkı ise şudur; genelde bu tarz büyülü gerçekçilik kitaplarında olay ortadan başlar ve sonlara doğru soluksuz devam eder. Ama José Saramago Körlük'te kitabın ilk başlarından itibaren olaya giriyor ve son sayfasına kadar soluksuz devam ediyor. Eğer “Kitabın konusu hemen başlasın. Heyecanlı, sürükleyici olsun.” diyorsanız tam size göre yazmış José Saramago.

O kör adam arabanın içinden canhıraş bir halde çıkar, 'Kör oldum!' diye feryat eder. Başka bir adam, kör adama yardım eder. Arabasına bindirir, evine kadar bırakır. Kör adam sonrasında o adamın hırsız olduğunu farkeder ama iş işten geçmiştir. O adam, kör adamın arabasını çalar. Bu da kitabın, toplumsal ve insani yozlaşmanın hissedildiği yerlerindendir. O an nefisle baş başa kalıyorsunuz. Çaresiz, kör adama yardım edecek kadar merhametlisiniz ama nefsinize yenik düşüp iradenizi ortaya koyamadığınızdan dolayı arabayı çalıyorsunuz.

Bastırılmış kirli duygularımız vardır.
Kitabın devamında kör adam eşiyle beraber hastaneye gider. Doktor kontrol eder lakin hiçbir şeyi yoktur. Peki bu adam niye durup dururken kör olmuştur?
Derken...
Kitap hırsız adama çevrilir. Hırsız çaldığı arabada yolculuk ederken ansızın kör olur. Daha sonra doktor da kör olur. Buraları hayretle okuyup, her bölüm sonunda şaşkın tepkiler verdim. Körlük adeta bir salgın olmuştur.

Bu olay artık küresel bir sorun haline gelmiştir. Herkes kör olmaya başlamıştır. Ve bakanlık salgına kapılan kişilerin akıl hastanesine kapatılması kararını alır. (Şok olduğum başka bir kısım da burası.)

Kitap bu anlattığım yerden sonra tamamen ürpertici ve karanlıktır. İnsani duyguların nasıl dehşete düşürdüğü ve ne gibi vahşetler yapacağını okutur bize yazar. Akıl hastanesinin havasından mıdır tuzundan mıdır bilinmez; vahşetin, psikanalizin, varoluşun dayanılmaz acısını okuyuculara muntazam bir dille anlatır José Saramago.

Soluksuz okuyacağınız ve her sayfasında edebi doyuma ulaşacağınız bir kitaptır. Mutlaka okumanızı tavsiye eder, bol kitaplı günler dilerim.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Zacharius Usta

Saatler için yaşıyor, onlar için nefes alıyordur. Onlara aittir. Ama artık saatleri bozulmaya başlar...

Daha Fazlasını Oku
Deniz Feneri

Virginia Woolf'un Deniz Feneri adlı kitabı 'okunması en zor olan' 10 kitap listesine girmiştir.

Daha Fazlasını Oku