Diri Gömülen


Diri Gömülen

9 öyküden oluşan bu kitap neredeyse İran Modern Edebiyatının giriş kapısıdır. Kitapta en çok beğenilen öykü, kitabın da ismi olan "Diri Gömülen" öyküsüdür.

9 öykünün tek ortak noktası; bütün öykülerde ölüm, intihar, bunalım, ceset içerikli olmasıdır. Benim ise en çok etkilendiğim, "Abacı Hanım" öyküsü oldu. Abacı Hanım aslında gündelik hayatımızda hala var olan bir karakter. Pek sevilmeyen, yüzüyle fiziğiyle dalga geçilen, çevresi tarafından hiç ciddiye alınmayan, ikinci planda olan bir kadın. Hayatı boyunca hep yalnız kalacağını kabullenmiş ve kendini çirkin olduğuna inandırmıştır. Ama yapayalnız kalan insanlar hep manevi bir desteğe ihtiyaç duyarlar. Bu da seni yaratan, seni anlayan, seni böyle hissettiren, devasını da bilen Allah'tır. Abacı Hanım da Allah'a sığınıyor ve hafız oluyor. Allah'a inanmak, bağlanmak insanı iyi biri eder mi? Sanmıyorum. Abacı Hanım da ne kadar bağlansa da aslında içten içe hasetlik besleyen, kıskanan bir kadın olmuştur. (Onu böyle yapan elbet çevresidir.) Abacı Hanım'ın kız kardeşi aksine çok güzel bir kadındır. Sürekli kıyaslanırlar ve Abacı Hanım bu durumu adeta bir takıntı haline getirir. Yapayalnız ve sevgisiz olan acı içinde kıvranan Abacı Hanım, kız kardeşinin düğününde intihar ermiştir.

Öykülerde okuduğunuz üzere sürekli bir ters köşe var. Karakterlerin arka yüzünü anlatan bir kitaptır. Mesela: Hacı Murad isimli öyküsüde adam, ‘Allah, din, iman, iyilik’ derken aslında karısına saplantılı bir adamdır. Karısının onu aldattığını düşünür ve onu dövmeye kalkar…

Öykülerini okurken sağlam bir psikoloji gerektiren kitaptır. Çünkü her öyküsünde dünyaya ait olmadığını, bir millete, bir dile, bir dine ait olmadığını yazıyor yazar. Sadık Hidayet Paris'in bir otelinde gaz odasında intihar ediyor. Tertemiz kıyafetlerini giyiyor ve ölüme hazırlanıyor. Ölümü kafasına koymuştu. Tüyleri diken diken edecek bir diğer detay ise, Hidayet’in nasıl intihar ettiğini, planını programını bu kitapta yazmış olmasıdır. Kendini bir kere öldürmeye kalkmamıştı. Birçok kez intihar girişimi olsa da başarılı olamamıştı. Tek tek yaşadığı hisleri, bunalımı anlatıyor Diri Gömülen.

“Bu defa şaka değil. Ne düşünüyorsam beni hiçbir şey hayata bağlamıyor. Hiçbir şey, hiç kimse... Ne arzum kaldı ne kinim. İçimdeki insanı yitirdim.”

Aslında bu öyküler hayatı boyunca kendini öldürmek isteyen bir adamın kalemi, çünkü kendi hayatından çok fazla kesitler verilmiş. O yüzden okurken hem dehşete düşeceğiniz hem de çok açık anlatımıyla verimli okuyacağınız bir kitaptır.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Canım Aliye, Ruhum Filiz

Sabahattin Ali'nin bu kitabı bir mektup niteliğindedir. Kızı Filiz Ali'nin katkılarıyla düzenlenmiş bu kitap içinizi hem ısıtacak hem burkacaktır.

Daha Fazlasını Oku
Bay Düdük

İzahı olmayan onca şeyi nasıl kaleme dökebilirdi? Mizahla... İçerisinde birçok kısa öyküden oluşan bu kitap çok akıcıdır ve sade bir dil ile yazılmıştır.

Daha Fazlasını Oku