Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat


Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat

Türk Klasik eserleri arasında en çok şaşırdığım, hayran kaldığım kitap bu kitap oldu. Acıklı ve alışagelmişin dışında bir aşk öyküsünü anlatan bu kitap hem Batı edebiyatı tarzında yazılmış hem de ilk yerli Türkçe romandır. Değerli yazarımız Şemsettin Sami yeteneği, cesareti ve ileri görüşlülüğüyle okurlarını mest etmiştir. Tam bir buçuk ‘asır’ geçmiş olmasına rağmen şuan öğrencilere hala bu kitabın önemi anlatılıyorsa tüylerimizin diken diken olması gerekir. 1870’li yıllarda kadın haklarını savunan, kendini kadın yerine koyup kadınların çektiği zorluklara kaleme alan bir yazarın başyapıtı olan bu kitabı anlatacağım.
Şemsettin Sami. Nam-ı diğer, Osmanlı Aydını./ Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
(Taaşşuk= Çok fazla aşık olmak.)
-
Kitap Talat’ın ailesi ve hayatıyla başlıyor. Talat gayet makul, iyi eğitimli, beyefendi bir adamdır. Annesinin tek dayanağıdır. Babasının vefatından sonra annesi evladının üstüne epey düşmüştür. Ve son zamanlarda Talat’ın halini hiç beğenmez. Oğlu sürekli mutsuz, kederlidir. ‘’Neyin var?’’ Diye sorulduğunda ise Talat’ın cevabı daima, ‘’Başım ağrıyor.’’ Diyordu. Ama işin özü aslında Talat bir kıza aşık olmuştur. İşine giderken her zaman aynı yerden tütün alan Talat bu sefer farklı yerden tütün alır. Hacı Mustafa’nın yerine gider, tütün ister. Bir de ne görsün tütüncünün yukarı camından bir kız bakar. Bu kız ise anlaşılacağı üzere Fitnat Hanımdır. Talat ilk görüşte Fitnat’a aşık olur ve gözü ondan başkasını görmez. Talat’ın bu aşkı karşılıksız değildir çünkü Fitnat da ilk görüşte Talat’a aşık olur. Hacı Mustafa’nın üvey kızı olan Fitnat doğumundan beri hiç dışarı çıkmamıştır. İki aşık birbirine ulaşmak istese de bu pek mümkün olmamaktadır. En nihayeti Talat kadın kılığına bürünerek, Fitnat’a eğitim verme amacıyla evine girer. Kendini Talat’ın kız kardeşi olarak tanıtır. Bu şekilde bir süre zaman geçer ve görücü usulü ile Hacı Mustafa kızı Fitnat’ı evlendirmeye karar verir. Kitabın bu kısmından sonrası karanlık… Hiç beklenmedik olaylar gelişiyor. Kah ağzınızı açıp şaşıracağınız, kah üzüntüden yasal boğulacağınız anlar okuyacaksınız.
-
Kitabın detaylarında oldukça gözlemci, analitik yapılar mevcuttur. Şemsettin Sami bu kitabıyla sosyolojik açıdan da Türk Edebiyatına katkı sağlamıştır. Görücü usulü evliliklerinin zararlı olduğunu, kadınların çektiği acıları, baskıyı kaleme almıştır. 18 yaşına kadar evden çıkmayan kız çocukları, eğitimli olmasın diye okuma yazma öğretilmemesi, ancak koca bulursa evden çıkabileceği, erkeğe her şey serbest ve gurur vericiyken kadınlara her şey leke gibi sürülmesi… Bir buçuk asır geçmesine rağmen hala aynı olayları yaşıyor oluşumuza üzgünüm. Ve ne yazık ki artık Şemsettin Sami gibi usta yazarımız yok…
-
Muhakkak okunması gerektiğini düşündüğüm kitaptır. (Yaş aralığı 18 itibaren olmalıdır. Sonu için…)


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Sergüzeşt

Kafkasya'dan kaçırılan dokuz yaşındaki minik Dilber kırk liraya Mustafa Bey'in evine satılır. Görevi ise halayıktır.

Daha Fazlasını Oku
Alemdağ'da Var Bir Yılan

Sait Faik ölüm ile savaşırken bu kitabı yazmıştır. Son sesi. Son sözleridir. Siroz hastalığı ile savaşan Abasıyanık'ın bu kitabı aslında iç burkucudur.

Daha Fazlasını Oku