Adı Cemre Olacak


Adı Cemre Olacak

lk romanı için, ne anlattınız diye sorduklarında “Bir kadının başından geçebilecek her şeyi.” diyor Tuğba Turan. Hikâyenin içinde aşk var mı diye soranlara ise cevabı şöyle: “Kadın olur da aşk olmaz mı? Ne de olsa aşk da bir cinayettir!”

Üzerine destanlar yazılmış olan bir duyguyu, cinayetle aynı cümle içinde kullanmış olmasının sebebini tek bir cümleyle açıklayabiliyor. “Bizdeki aşk algısı şudur: Ya benimsin ya kara toprağın!”

Adı neden Cemre olacak? Romanın kahramanının, ismini de hikayesiyle beraber getirdiği cevabını veriyor yazar. Şubat ayında birer hafta arayla havaya suya ve toprağa düştüğü farz edilen sıcaklık yükselişi diye tarif edilen Cemre, hikâyede kimlerin yüreğine düşüyor okumadan bilemezsiniz, diyor yazar. Kısaca hikayesine gelince, bir erkekle ona çocuk verdiği için, diğeriyle de ona çocuk veremeyeceği için evlenememiş bir kadın Cemre. “Nasıl yani?” diye soranlar için devamı kitabın satırlarında.

***

Bir yara kapanmadan ne kadar yaşanabilir? Kendini de kanatmadan nasıl durabilir bıçak? Kıyamam sana dediklerin neden kıyar hep sana? Göz görmeyince gönül katlanır mı? Kanadı kırılan insan yine kanatlanır mı? Bugüne bakıp bakıp maziye atlanır mı?

Murat okula gidecekti Cemre gidemezdi. Çünkü o, yün saçlı bezden bebeklere alt bezi bağlayan bir eksik etekti. Çünkü o, evde anasının dizinin dibinde kasnak tutan bir mahluk, Adem’in bir kaburgacığından lütfedilip yaratılmış bir Havva idi.

Cemre ne Sindrella’ydı elinde cam ayakkabısını getirecek prensi bekleyecek, ne Rapunzel’di upuzun saçlarını kuleden sarkıtacak, ne de çirkin ördek yavrusuydu, büyüyünce güzel, beyaz bir kuğuya dönüşecek. Aksine bunların hiçbirini okumamıştı. O-ku-tul-ma-mış-tı.

“Su ve ateş, hava ve toprak gibi bulut ve kar da ayrı durmalıydı. Tıpkı erkek ve kadın gibi.” diye düşünüyordu Derviş. Ama bir ateş, hele bir Cemre düştü ki o Derviş’in yüreğine, nasıl için için yandı, nasıl için için kavruldu da kül olmadan önce nasıl deliye divaneye döndü kimseler bilemedi.

Demir, Cemre ile bir bahar akşamı çarpıştı. Sevinçli bir telaş içinde olabilirdi Cemre ama değildi, yalnızdı. Korkudan ve heyecandan genç adamı tekmeledi, tırmaladı, ısırdı. Derinden bakınca birbirlerinin gözlerine, Cemre’nin alevi Demir’i eritti, eriyen demir kızın bedenini yaktı. Cemre’nin dayısı Orhan otuz yıl bir saat önce kendisini terk eden kadını hiç ummadığı bir Güneyşehir’de bulduğunda sormadan edemedi: daha önceleri nerelerdeydi?

Elmas yorgundu, yıpranmıştı. Sevgisiz kalmış, sevgisini hep ucuza satmıştı. Göğüslerinin arasındaki uçurumdan aşağı yuvarlanırken erkeği; hiç elleriyle saçlarından tutup onu yukarı çekmemiş bir kadın olabilir miydi? Erkeğinin çıplak göğsüne başını yaslayıp gözyaşlarını teninin sıcaklığında kurutmamış bir kadın, kadın olabilir miydi hiç?

Olabilirdi. Büyük Hala yakıcı çöl güneşinde kararmış bir sfenkse benzeyen ifadesiyle başköşesinde otururdu. Evdeki kadınlara seslenecekse elindeki değneği yere vurur, çocukları çağıracaksa duvarı tıngırdatırdı. Bir erkekten çok daha acımasız olan bu kadın, merhametsizliğin destanını yazmak için Topal Oğlan’dan el işi paralarıyla bir mavzer aldı. Çünkü o evin namusu on beş yıl önce bir piç ile kirlenmişti. Bu sefer Büyük Hala’nın cesedini çiğnemeden kimse o piçini doğuramayacaktı.

Kısır Ana ile Bacısı vardı, kısırlığı ‘ana’ denmesine engel değil bir kadın ve kardeşi. Eskiyle yeniyi, kötü olmuşla kötü olacağı bilirlerdi. Kimse duymak istemezdi ya kötü olacağı, onlar hep bir yolunu bulur söylerlerdi. Kısır Ana Cemre’yi harman yerinde kıstırdı. Bacısı yüreğindeki merhamete engel olamadan “Yeterince acı çekmedi mi aba?” diyerek yalvardı. Kısır Ana tınmadı bile: “Ben söyleyecem bilecek ki, bile bile edecek ne edecekse!”

***

Bu hikayede tüfeklerin de insanların da merhameti yoktu.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Gölgede Kalan Sırlar

Genç bir kız cinayete kurban gider. Üstelik kendi halinde,yardımsever ve düşmanı olmayan bu kızı kim, neden öldürsün?

Daha Fazlasını Oku
Kızıl Nehirler

Pierre Niemans adlı polis, camiasında oldukça ünlüdür. Çok yetenekli, algıları açıktır. Lakin meslekteki yıllarını devirdikçe şiddete eğilimi olduğunu görür.

Daha Fazlasını Oku