Dudaktan Kalbe


Dudaktan Kalbe

Reşat Nuri Güntekin varlıklı denmese de standart üstü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Lakin bu denli iyi bir anlatımla, standart altı yaşamları kaleme alıp yazabilmesi onun ne kadar iyi bir gözlemci olduğunu gösterir.
Babasının mesleğinden dolayı çocukluğundan beri birçok il gezen Güntekin bunları adeta avantaja çevirmiştir.
1925'te yazdığı bu roman dışarıdan bakıldığında ya da dizi ve filmlerden izlenildiğinde ''Zengin ve çapkın adam, kimsesiz ve yoksul bir kız'' anlatıyor olarak görülebilir. Lakin usta yazarımız Reşat Nuri Güntekin kalemiyle, daha derin, daha felsefik anlamlar çıkacağı aşikar.
Saip Paşa, şehrin tanınmış kişilerindendir. Yeğeni Hüseyin Kenan ise küçük yaşta babasını kaybetmiştir. Annesi ve kardeşiyle dayısının yanında kalmaktadır. Kenan ne kadar mühendislik fakültesi de bitirse içindeki müzik aşkı her daim hayatının önüne geçmiştir. Ve uğraşları, eğitimleri sonucu ünlü bir Virtüöz olmayı başarır.
Lamia diye gencecik bir kız ile tanışır. Annesi, babası ölmüş amcalarının yanında kalan bir kızdır Lamia; Kenan'ı tanımadan onun müziğine aşık olmuştur. Kenan onun masumiyetinden etkilenir, çillerinden dolayı ''Kınalı Yapıncak'' ismini takar. Küçük olduğu için kendine kızar ama karşı da koyamaz.
İçerisinde bulunan çok fazlaca olaylar silsilesi, alt-üst sınıf kavramı, karşı koyulamama ve arada kalanların psikolojisini çok iyi yansıtan bir romandır.
▪️Hüseyin Kenan, ''Aşk dudaktan kalbe inmez.'' diyen çapkın bir adam değişecek miydi?
▪️Lamia'yı nasıl bir kader bekliyordu?
▪️Sonları ne olacak?
Merak uyandıran bu eseri sizlere sunar, bol kitaplı günler dilerim...


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Çakıcı'nın İlk Kurşunu

Birinci bölümde Sabahattin Ali'nin daha önce bir yerde yayımlanmamış hikayeler vardır. İkinci bölüm şiir ağırlıklıdır. Üçüncü bölüm ise makalelerden oluşuyor.

Daha Fazlasını Oku
Zehra

Ana karakterimiz Zehra mutlu bir ailede dünyaya gelmiş bir kızdır. Lakin Zehra bir türlü mutlu olamaz. Kardeşi doğduğunda onu çok kıskanır.

Daha Fazlasını Oku