Ecce Homo


Ecce Homo

“Kuşku değil, kesinliktir çıldırtan. Hepimiz korkarız hakikat karşısında.”
Friedrich Nietzsche'nin bu kitabı bütün kitaplarının ve bütün ideolojilerinin toplamıdır. Otobiyografik tarzda yazılmış da denilebilir. Bütün doğru bildiklerinizi çöpe atıyor ve çok aykırı yazıyor. Nietzsche bu yazı stilinden dolayı anlaşılmıyor ve yargıya maruz kalıyor. Peki gerçekten Nietzsche bizlere ne demek istiyor?
Bir analizimi hemen belirtmek istiyorum. Ecce Homo felsefede kendisi ile yüzleşmek, eleştirmek olarak bilinse de Nietzsche'nin bunu o şekilde yazdığını düşünmüyorum. Ecce Homo Hristiyan tarihinde şöyle geçmektedir; Pontius Pilatus (Roma İmparatorluğu'nun bir nevi savcısı) İsa'yı çarmıha gerer. Ve son sözü ise “ECCE HOMO” olur. (İşte bakın! Dövülmüş insan. Bağlanmış insan!) Ve İsa işkenceler içinde can verir. Ne tesadüftür ki Nietzsche'de bu kitabı ölmeden önce yazar. Ve son kitabıdır. Bir haykırış mıydı? Bir anlaşılma isteği miydi? Kendini İsa olarak mı görmüştü? (Çünkü Nietzsche Frengi hastalığından dolayı akıl sağlığını kaybetmiş ve akıl hastanesinde yatmıştır.)
Genel-geçer bir kitap değildir. Bu kitabı felsefe, psikoloji severler okumalıdır.
Nietzsche'nin en öne çıkan özelliği nihilist-ateist olmasıdır. Peki gerçekten ateist miydi? Yaratıcıya olan inancı mı düşüktü yoksa bağnazlaştırılmış dine mi inancı düşüktü? Nietzsche, Hristiyanlığa karşı düşmanlık beslemektedir. Özellikle bu kitabında bunu dile getiriyor. Bunun birçok nedeni olabilir; papaz bir babanın oğlu olarak büyümesi, kesinlikten kaçması, sürekli düşünmesi, yaşadığı toplumun zorbalığı... Ama Nietzsche hiçbir zaman yaratıcıya karşı bir inkar sunmuyor. “Tanrı öldü!” cümlesi sansasyonellik yaratsa da devamında söylediği cümleyi göz ardı edildi. “...İnsanlara olan merhameti yüzünden öldü!” Peki gerçekten nihilist miydi?
Bu kadar yaşamın detaylarında boğulan birisi, dövülen at için ağlayan ve sonrasında vefat eden birisi nasıl hiçliği savunabilirdi? Onun tek red ettiği kavram, ahlaktı. İnsan kendini arasın, kendini bulsun. Başkalarının lafları ile karakterini oluşturmasın, diyordu. Ahlakı red edişi Nietzsche'yi çok aykırı ve alışagelmişin dışında kıldı.
Kanımca tespitlere devam edecek olursak;
▪️Çok acı çeken ve yalnız olan bu adam kendi içinde bir üst-insan yaratmıştır ve “Böyle Buyurdu Zerdüşt” kitabını yazmıştır. Bu kitabındaki örgüyü, neden yazdığını, nasıl yazdığını Ecce Homo'da dile getirmiştir. Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabındaki Zerdüşt aslında Nietzsche'dir. Nietzsche bir yolda yürür ve Anka Kuşunu* düşünür ve onu ansızın sezer. (*mitolojide küllerinden yeniden doğan kuş demek) Ve o Anka Kuşunu kendine benzetir. Çünkü Nietzsche hep yıkıldığını ama her yıkılışında daha güçlü olduğunu savunur. Hatta en bilindik sözlerinden birisi de “Öldürmeyen acı güçlendirir.” olmuştur. Sonrasında Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabında sözü geçen Anka Kuşu ile bir öğüt kitabı yazmaya başlar...
▪️Görüntü İki de Nietzsche o an ki hislerini anlatıyor. (Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabının detaylı analizini ayrıca paylaşacağım.)
▪️Nietzsche bu kitapta hem kendisiyle yüzleşiyor hem de bizi kendimiz ile yüzleşmeye teşvik ediyor. Fanatik düşünceleri yok, lakin hazmedemediği bir kırgınlığı ve öfkesi var insanlara karşı. Nietzsche insan olabilmek için bütün tabuların yıkılması gerektiğini savunur. Bu yüzden yakın arkadaşı Wagner'dan uzaklaşmıştır. Kitapta buna da çokça değinir. Kısacası bu kitap aslında bir Nietzsche ile sohbet kitabıdır.
Nietzsche sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitaptır. Kendinden çok fazla söz eder. Neyi sevdiğini, neyi sevmediğini, dini, felsefeyi, sevdiği müziği, yazarları.... Kitabı okurken mutlaka felsefe ve müzik altyapınızın olması gerekmektedir. Çünkü fazlaca bilinmeyen terim, filozof ve müzisyen isimleri geçmektedir.
Farklı ufuklar ve pencereler için hayatınızın bir bölümünde felsefe ile ilgilenmelisiniz. Tavsiyemi sunar, bol kitaplı günler dilerim


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Nietzsche'den Hayat Dersleri

John Armstrong, bu kitabı adeta bir tez niteliğinde yazmıştır. Nietzsche'nin kitaplarından alıntılar koymuş..

Daha Fazlasını Oku
Akıl Sağlığı

Öyle günlerden geçiyoruz ki bütün şartlara rağmen akıl sağlığımızı korumak zorundayız. Ama nasıl?

Daha Fazlasını Oku