Beyaz Zambaklar Ülkesinde


Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Grigory Petrov denildiğinde akla ilk gelen kitaptır. Hatta tarih, askeri, dönüşüm denildiğinde de akla ilk gelen kitap budur. Tüm bunların yanısıra kitap çok daha fazlasıdır.
Bilgi veren, umut yükleyen, tarihin yanında sanatla harmanlanmış diliyle, yıkılan ve sömürülen bir ülkenin anka kuşu gibi dirilmesi ve dirilirken neler yapılması gerektiğini anlatılır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu kitabın tüm askeri okullarda okutulmasını emretmiştir. Bunun sebebini şuna yoruyorum;
Finlandiya'nın Snelman'ı vardı. Bataklıklar Ülkesi Finlandiya'yı Beyaz Zambaklar'a çeviren Snelman. Hal, vaziyet değişir de Türkiye o hale gelirse, askerlerimiz de birer Snelman olsun diye.
Bataklık mevzusuna açıklık getirelim. Finler, kendilerine ''Suomi'' derler. Bunun sebebi Finlandiya'da çok fazla çukur olmasıdır.
Millet nedir? Kimler milleti oluşturur? Soruları ortaya çıkıyor. Bunların cevapları sizi yine felsefenin çıkmaz sokağına sokuyor. Kimi düşünür, liderler ‘millet halkın kendisidir’ dese de kimi ‘halkı elmasa çeviren bir lider şarttır’ derler. Carlye millet için ‘cansız bir kil tabakasıdır’ der. Yani ona bir el şarttır. Eğer dokunmazsan ömrü boyunca şekilsiz ve düzensiz kalır. Hz. Muhammed, Sezar, Napolyon, Büyük Petro, Sokrates gibi liderler halkını, yolunu aydınlatmazsa o halk hep yolunu şaşırır.
Finlandiya'nın Snelman'ı var. Lakin Snelman sömürü, kapital ve kültürel buhranlığa sokmak yerine Finlandiya'nın özgürlüğünü istemiştir. Bunun da ancak ve ancak eğitimle olacağını düşünür. Düşünmekle kalmaz bunu icraata döker de.
Snelman gittiği her yerde rastladığı zeki insanları uyandırıyor, zihinlerini açıyor ve onlarla yazışıyordu.
Memurundan,askerine, öğretmenine, futbolcusuna hatta ebeveynlere kadar akıl veriyordu. Dediğim gibi bu kitap sadece siyasi, askeri değildir. Bir sosyolojik yıkımı tekrar yaratan, bütün kesime fener tutan bir kitaptır.
Snelman ise “Bir ülkeyi kalkındırmak ne askerin görevi, ne memurun, ne öğretmenin. Ülkeyi kalkındırmak ebeveynlerin görevidir. Bir ülkenin medeniyetini kurtaracak olan yeni nesillerdir. Yeni nesilleri yetiştiren ise onun ebeveynleridir.” diyordu.
Gerçekten de... Büyükler çocuklarına nezaket dersi veriyor ama hiçbirini kendileri yapmıyor. Bilmeliyiz ki; çocuklar duyduklarını değil, gördüklerini zihnine kazır. Kaldı ki bir de söylediğiniz ile yaptığınız örtüşmezse, çocuğun çok küçük yaşta yalan söyemesi ve insanlara güvensizliği kaçınılmaz olur.
Ve tabii ki ayrı bir konu: AYDIN OLMAK.
Aydın olmak demek, modaya uygun giymek, şal takmak demek değildir. Aydın kesim, halkın aklı, beynidir. Hiçbir vasfı olmayan, gösteriş düşkünü, fanatik, bilmeyen ve bilmediğini de bilmeyen insanlar aydın değil, ancak yobazdırlar.
Daha birçok örnek gider. Lakin buyrun kitabı sizler okuyun. Bir yaşam, hayat kitabı niteliğindedir. Yeni bir ufuk kitabıdır. Okunmak için doğru bir kitaptır.
Bir çocuk, bir kurtarış demektir. Bir uygarlık bu kitabı okursa, zaten çoktan başarmışız demektir. Tavsiyemi sunar, bol kitaplı günler dilerim.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Uzun Beyaz Bulut Gelibolu

Kitap,Yeni Zelandalı bir kadının dedesinin kayıp mezarını araması ile başlıyor. Bunun için Gelibolu' ya gelen kadın aslında sır dolu bir kapıyı açıyor.

Daha Fazlasını Oku
Fedailerin Kalesi Alamut

11. yüzyıl İran'ının olaylarını anlatan bu kitap 21. yüzyıl günümüzde de yaşanmaya devam eden olaylardır. Nasıl bir tarikat asırlara rağmen ayakta durabilir? Nasıl askerler seçiliyor?

Daha Fazlasını Oku