Hoşgör Köftecisi


Hoşgör Köftecisi

Yaşamın ve insanların içinden Orhan Veli.
''Takacı, motorcu, manavcı arkadaşlarımın dertlerini öğrendim.'' diyor. Basit bir çarşı gezisinden dünyayı izliyor. Orhan Veli'yi Orhan Veli yapan bu değil midir? Yaşamak.
Orhan Veli ''İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.'' dizesini öylesine değil, gerçekten o şehri yaşadığı için kaleme almıştır. Yazmış olduğu öykülerde de görüyoruz ki, İstanbul'u karış karış anlatmış ve büyük hayranlıkla yazmıştır. Kısacası, gerçekten İstanbul'un sesine kulak vermiştir.
Orhan Veli, alçakgönüllü biri ve mütevazi yaşam süren bir yazardır. Bu hali kalemine öyle yansımış ki, öykülerini okumak bir nevi onun benliğini okumak demektir. “Orhan Veli'nin gözünde dünya nedir? Yaşamak nedir?” sorularını cevaplıyorsunuz onu okurken.
“Kimseyi küçümsemeyin. Kim bilir iki gün sonra kaza geçirirsiniz, iki kolunuzu, iki bacağınızı kaybedersiniz.” diyor. Yaşamı yaşayın ama tüm felaketlere hazır olun. Bugün sonsuzmuşcasına ama yarın son gününmüş gibi yaşa, demek istiyor.
Bu dünyadan olmayan tavrı ve melankolik haliyle farkındalığını direk belli etmiştir. O yaşamı delicesine seviyordu.
Gökyüzünün parlaklığı, denizin mavisi, ağaçların yeşili, toprağın sıcaklığı, suların sesi, havada uçan kuşlar, rüzgarın getirdiği çiçek kokuları... Nasıl vazgeçer Orhan Veli bundan?
Bir yazının sonunda “Ölmek istemiyorum.” yazıyor.
Ne yazık ki çok genç yaşında da vefat etmiştir...
“Bir yıl deniz görmesem bir hoş olurum.” diyor Orhan Veli.
Ve yüreği ne kadar temizse, mezarı da denize karşı...
Herkes ‘ecel’ diyor ben ise “Allah'ın sevgili kulu” diyorum. Yaşam hırsından uzak, sadece yazmakla yükümlü bir adam geçti bu dünyadan.
Her gün deniz görsün ruhu...
Tek üzüntüm keşke daha fazla yaşayıp, daha fazla yazsaydı.
Tavsiyemi sunar, bol kitaplı günler dilerim.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Kırmızı Pazartesi

Ana karakter Santiago Nasar, Angela'nın bekaretini bozar ve başka zengin bir adam Angela'yla evlenmek ister. Ama bekaretini bozanı bulup öldürmek ister.

Daha Fazlasını Oku
Uyusana Tosunum

Daha sonrasında adının ve soyadının hikayesini anlatıyor. Soyadı kanunu 1934 yılında ortaya çıktı. Ve herkes kendi soyadını kendisi seçmekteydi.

Daha Fazlasını Oku