Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç


Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç

Hüseyin Rahmi Gürpınar edebiyatımızın en bağımsız yazarlarındandır. Realist bir görüşü mevcuttur. “Sanat, toplum içindir.” anlayışını savunan yazarımız bu kitabında bunu bizzat gösteriyor, anlatımında hep toplumun içinden bir ağız kullanmış. Bol şiveli, bol dedikodulu bir kitaptır.
Tiyatrovari bir kitaptır aynı zamanda. Karakterlerin birbiriyle mizahi, mahalle ağzıyla konuşması, eski zaman İstanbul'unun yan yana binalarında cama çıkan, çamaşır asan hanımları sizi o günlere götürüyor.
Hüseyin Rahmi Gürpınar kitaplarını yaşayan adamdır. Bağımsız olmasının sebebi Gürpınar'ın kitaplarını gözlemleyerek, kendisi yaşayarak yazdığı ve mahalleli ile iç içe yaşadığı içindir.
Aynı zamanda kitapta çok naif bir dil ile cahil takımını eleştiren bir anlatım vardır. Lakin kitapta çok fazla eski türkçe kelime yer almaktadır. Kitabı akıcı bir şekilde okumaya çalışırken, peş peşe anlamını bilmediğiniz birçok kelime karşınıza çıkabiliyor. O esnada aşağıdan tercümesini okurken okuma akışınız bozulabiliyor. Kitabı bitirene kadar da bu şekilde devam ediyor.
Konusuna gelecek olursak,
Aslında şu zamanki Türkiye'nin yaşadığı korkuyla eş değer diyebiliriz. “Halley Kuyruklu Yıldız dünyaya çarpacak.” söylentisi bütün mahalle tarafından panik etkisi yaratır. Özellikle mahalle kadınları camdan cama dedikodusunu yapar ve pireyi deve yaparak birbirlerini korkuturlar.
Sonrasında kadınlardan nefret eden gazeteci İrfan Galip Bey, cahil kadınları kandırıp korkutmak amacıyla mahallede konferans düzenler.
Sonrasında İrfan Bey'e genç bir kadından isimsiz bir mektup gelir. İrfan bey bu hanıma aşık olur. Ve uzun süre mektuplaşırlar. Hatta birbirlerini görmeden evlilik kararı alırlar...
Lakin kadın kuyruklu yıldızın çarpacağı gün evlenmek ister...
Mutlaka okunması gereken bir kitaptır. Kelime haznenizi geliştirecek ve eski zaman Türkiye'sinin ev, evlilik ve kadın-erkek yapısını çözmüş olacaksınız. Tavsiyemi sunar, bol kitaplı günler dilerim.


Bunlar da İlginizi Çekebilir



Çingene

Ahmet Mithat Efendinin, "Çingeneler de insan, özümüzde hepimiz insanız." mesajını verdiği bir Türk klasiğidir. Bir gün; genç, zengin bir beyfendi olan Şems Hikmet Bey, bir kayıkta seyahat eden bir çingene grubu görür.

Daha Fazlasını Oku
Mahalle Kahvesi

Yaşamayı bu kadar seven adam, doktora bile gitmekten korkan adam nasıl olur da ölümü kabullenebilirdi? İşte bu kitap Abasıyanık'ın kabullenme kitabıdır.

Daha Fazlasını Oku