Lidya Nasman Hakkında Merak Ettikleriniz


Yazarımızın bir hayranı:)

(Yazarımızın bir hayranı:))

Aklı Üç Karış Havada, Gölgelerin Güncesi ve Ruhsal Saat Tamircisi kitaplarının yazarı Lidya Nasman'a merak ettiklerimizi sorduk. Uzun süredir Afrika'nın gizemini deneyimlemeye fırsat bulan ve hali hazırda Tanzanya'da ikamet eden yazara şunları sorduk, keyifli okumalar...

1. Yazar olma fikri çocukluktan beri mi vardı, sonradan mı gelişti?
Yazar olma fikri aslında yoktu. Tamamen kendimi gerçekleştirme, sınırlarımı görebilme isteğimden kaynaklandı. Türkiye’de yaşamaya devam etseydim muhtemelen bu yönümü geliştirmeye hiç zaman harcamayacaktım. Hiç bilmediğim, turist olarak bile gitmeyi hayal etmediğim bir ülkede yaşamaya başlayınca kağıdı kalemi elime aldım ve sınırlarımı görmek istedim. Tabii ki bir anda kalemden sözcükler su gibi aktı demeyeceğim. Okul hayatım boyunca edebiyat dersinde ve kompozisyonlarda çok başarılıydım. Yazmak hayatımın içinde hep vardı, ama yazar olmak hayallerim arasında değildi.

2.Sizi yazmaya en çok iten olay nedir? (Bir anı, olay vs.)
Afrika’da yaşamak diyebilirim. Sessiz, doğayla iç içe, insan kalabalığından uzak, AVM ve hatta cafe bile olmayan bir bölgede yaşıyorsanız ya yazar olursunuz ya da filozof.

3.Neden Tanzanya’da yaşıyorsunuz? Biraz oralardaki deneyimlerinizden bahseder misiniz?
Eşimin işleri dolayısıyla dokuz yıldır Afrika ülkelerindeyiz. Ben de dahil olmak üzere bir çoğumuzun yoksullukla özdeşleştirdiği bir kıta. Ama işin gerçeği çoğu üçüncü dünya ülkesinin yaşadığı kaderi yaşayan bir kıta. Etiyopya’dayken başkentten uzak, ülkenin kuzeyinde bulunan Kombolcha adlı bir şehirdeydim. Dolayısıyla gerçek Afrika’yı orada deneyimledim diyebilirim. On kişinin tek göz odada yaşadığı, uyumak dışında aklınıza gelen tüm fiziksel ihtiyaçların sokakta giderildiği bir hayat düşünün. Peki insanlar mutlu mu? Evet mutlu. Çünkü şartlar eşit. İnsanı mutsuz eden aslında yoksulluk olmuyor. Siz zor geçinirken birilerinin ihtişamlı hayat sürdüğüne şahit olmak mutsuzluğu beraberinde getiriyor. Şu an Tanzanya’nın en turistik şehirlerinden birinde yaşıyorum ve aynı mutluluğu insanların gözlerinde göremiyorum. Çünkü birileri iki hindistan cevizi satacağım diye bisikletiyle tüm sokakları turlarken birileri son model arabasında son ses müzik dinliyor. Dolayısıyla buralarda elinde telefonla dolaşmak bile tehlike arz ediyor, her an biri elinden kapıp kaçabiliyor.


Lidya Nasman çocuklarla

(Lidya Nasman çocuklarla)

4.İlham aldığınız yazar var mı?
İlham aldığım bir yazar yok, ama çok sevdiğim, okumaktan büyük keyif aldığım birçok yazar var. İlhamın yazarlardan alındığına ya da oturduğunuz yerden sizi bulduğuna pek inanmıyorum. İlham ve yeteneğe sadece çok çalışarak sahip olabileceğimi düşünüyorum. Hakan Günday hayranıyım mesela. Ama onun gibi yazmak, ondan ilham almak gibi bir hevesim olmadı. Hatta hep farklı konularda ve farklı türlerde yazmayı deniyorum. Kendimden bile ilham almamaya özen gösteriyorum diyebilirim.

5.Yazarlık mesleği sizce yetenek mi yoksa çalışarak geliştirilebilen bir süreç mi?
Çalışmadan başarılabilecek tek bir meslek bile yoktur. Yetenekten çok daha önemlidir çalışmak. Yetenek doğuştan denir; evet doğuştan yetenekli olmak mühimdir, ama yetersizdir. Hiç çalışmadan kitap yazan bir kişi belki ilk kitabında başarılı olabilir, ancak çalışmadığı sürece yetenek kendini tekrar etmeye mahkumdur. Bu yüzden ikinci kitabında tembelliği kendini ele verecek ve aynı başarıyı bir daha göstermesini engelleyecektir.
Hepimiz az çalışarak başarıya ulaşmanın yollarını arıyoruz. Çünkü beynimiz yorulmayı sevmiyor, kısa yoldan mutlu olmak istiyor. Ama yorulmadan başarı biz insanlar için mümkün görünmüyor.

6.Kitap okumaya hangi yazarla başladınız?
Tabii ki Rasim Kaygusuz’un “Cin Ali” serisi. Bana okumayı sevdiren yazarı soruyorsanız Samuel Beckett’ın Godot’yu Beklerken adlı eserini ilk sırada sayabilirim.


Ruhsal Saat Tamircisi

(Ruhsal Saat Tamircisi)

7.Yazarken aradığınız bir ortam ya da yazarken yaptığınız bir alışkanlığınız var mı? (Örneğin Woolf ayakta yazmayı sever, Balzac yazarken kahve çekirdeği yer imiş, bunun gibi bir alışkanlık)
Klasik müzik dinlemeyi ve kahve içmeyi seviyorum. Eskiden açık havada yazmayı çok severdim, artık nerede olduğumun pek bir önemi yok. Çünkü gerçekten yazmaya başladığınızda etrafa bakmak aklınıza bile gelmiyor.

8.Ruhsal Saat Tamircisi’ni okuyan birisi kitapta sizden bir parça bulabilir mi?
Her kitabımda benden bir parça tabii ki bulacaklardır. Aynı zamanda her kitabım fikirlerime hiç uymayan, beni hiç yansıtmayan düşünceleri de içinde barındırır. Çünkü benim için yazmak kendimi geliştirmektir. Karşıt olduğum fikirleri de anlayabilmek, anlamak için kaleme dökmektir. Sadece savunduklarımı yazsaydım kendimi tekrar etmekten bir adım ileriye gidemezdim. O yüzden okuyucunun da kitaplarda yazarı aramasını doğru bulmuyorum. İlk kitabım olan “Aklı Üç Karış Havada” romanımda üç kadını anlatan bir hikâye kurgulamıştım. Bana ulaşan herkes aynı soruyu sormuştu. Hangisi sensin? Cevabım hep aynıydı. Hepsi benim ve hiçbiri ben değilim.

9.Ruhsal Saat Tamircisi şu sözlerle son buluyor. “Çünkü Alef her şeyin başladığı yerdir. Çünkü Alef zamansızdır. Çünkü Alef ölümün bir son olmadığını bilir. Alef bir’dir. Herkesle bir olduğunun farkındadır. Çünkü Alef hepimiziz!” Pek kimdir bu Alef?
Kitapta üç farklı zamanı aynı anda yaşayan, ruh göçüne inanmadığı için delirdiğini düşünen bir kadının hikayesi anlatılıyor. Alef, o kadının iç sesidir, evrenle bağıdır, kendini ve tüm dünyayı anlamlandırmak için anlattığı hikayesinin baş kahramanıdır.


Lisya Nasman çocuklarla

(Lisya Nasman çocuklarla)


Bunlar da İlginizi Çekebilir


Felsefenin Verdiği İlk Şehit

Buradan yine anlıyoruz ki Sokrates'in dinsiz olma gibi bir ihtimali yoktur. Çünkü ruhun varlığını sürdüreceğine dair inancı vardır.

Daha Fazlasını Oku
İntiharın 4 Hali - Bölüm 3 (Anne Sexton)

Anne Sexton kızına tacizde bulunmuştur. Bu bilgiden sonra Middlebrook, kızı Linda'dan bunları yayınlamak için izin alır.

Daha Fazlasını Oku
İntiharın 4 Hali - Bölüm 4 (Nilgün Marmara)

13 Ekim 1987'de Kadıköy ilçesine bağlı Kızıltoprak semtindeki evinde, beşinci kattan kendini aşağıya bırakmıştır.

Daha Fazlasını Oku