O Kadri yok mu o Kadri


Karısıyla, eviyle pek ilgili bir adam bu Kadri. Her akşam torbalar dolusu alışveriş yapıp gelir eve. Herkes onu eşine, yavrularına çok ilgili olarak bilir.

Ama sanki bu adamda bir şey vardı, gözleri safiyane bakmıyordu sanki, fıldır fıldırdı. Ağzından Allah lafı düşmezdi bu Kadri'nin. Adamın gündelik hayatındaki dili sanki her an namaza selam veriyor gibiydi.
3 de kız evladı vardı. Allah bağışlasın. Oğlan çocuğu ne kadar istese de olmamıştı. 3. çocuğu da kız olunca “Allah’ın hakkı üçtür.” diyerek daha da çocuk yapmama kararı almıştı. Ama ne zaman bir oğlan çocuğu görse içli içli bakardı. Kızlarını pek severdi. Eksiğini, gediğini geri koymazdı. Kızlarının günlük cebine koyduğu harçlıklar, bir insanın bir hafta idare edebileceği miktarlardaydı. Maaşşaallaah....

En küçük kızı Hayrünnisa. 10 yaşında. Örtüsünün üstüne pembe flamingolu tokalar takıyor. Pek sever takıyı tokayı, giyimi kuşamı.
Ortanca kızı Meryem. Gayet elit, Zara'dan, İpek Yol'dan giyinir. Öyle bir giyimi kuşamı var ki televizyondaki ajans mankenleri gibi. Uzun tüylü kabarık montuyla, kavanoz gözlükleriyle (gözü bozuk değildir ha.), her giyime ayrı eşarpla, deri ayakkabısıyla, bej tonlarıyla kuşanan şalıyla pek afilli... Bu hanım edebiyata da çok ilgili! Cahit Zarifoğlu, Necip Fazıl, Nuri Pakdil, Namık Kemal... Bir numarası. E zaten bunlar dışında da pek edebiyata ilgili değilmiş. Her neyse. Babasının çizdiği yolda ufacık da olsa kendi suyunu bulmuş, ordan ilerliyor. Deniz manzaralı kafelerde en gösterişli kahvesini yudumlarken, arkadaşlarıyla ufak dedikodular yapar, havadan sudan sohbet eder ve ‘story’lerde o gün delicesine eğlenmiş ve mutluymuş gibi pozlar verir.


En büyük kızı Fatma. Yeni evli. Babasının çalıştığı işyerinden bir adamla evli. Pek edalı, pek ağır... Evlilikten sonra 26'lı yaşlar gibi değil de 45'li yaşlar gibi gözüküyor. Oldukça toplu bir hanım. Arkadaşlarıyla ‘o mağaza benim, şu market senin, hadi şuraya girelim, şurada kahve içelim, hadi Kız Kulesine gidelim, hadi yemek yiyelim.’ tarzı cümlelerle hayatını geçiriyor. Bir de kendine has bir kokusu var. Diğer kızlara henüz bulaşmadı o koku. “Ulan zengin kokuyor..” dedirten cinsten bir koku. Evi büyük. Beyaz ve altın sarısı kaplı. Hamile kalmak istiyor. Çocuğuyla fotoğraflar çekmek, Sametcan'ıyla anne oğul pozlar vermek istiyor. Ama hamile kalabilmesi için ilk başta kilo vermesi lazımdır. Birkaç kere kocasına kelkinse de işlem başarısız olmuştur. Kocası Hüseyin’e gelince, o da tıpkı kayınpederi gibi fıldır fıldır bir adam.
-Yahu ne bu fıldır fıldır adam?
-Ya ne bileyim fıldır fıldır işte. Anlatıp başımı belaya mı sokayım?
Bu arada hiç kimse Kadri Bey'in ne iş yaptığını bilmiyor...



Bunlar da İlginizi Çekebilir


Anna Karenina

''Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.'' Bu çarpıcı giriş cümlesi aslında bu kitabın özeti niteliğindedir.

Daha Fazlasını Oku

Sabri, o gün karısını boşamaya karar vermişti. Keşke eski zamanlarda yaşasaydı ve boşanmak üç kelimeden ibaret olsaydı...

Daha Fazlasını Oku
İntiharın 4 Hali - Bölüm 2 (Sylvia Plath)

Ve birçok uyku hapı yuttu, peşinden gaz fırınına kafasını soktu. Uyku hapı yutması belki ölümün uykuya benzeyeceğini düşündüğü içindi. Uyuyacaktı...

Daha Fazlasını Oku