Asım’ın Nesli Ne Demek?


264 gün önce - 4 dk okuma süresi

Vefatının üzerinden bugün tam 84 yıl geçen İstiklal Marşı'mızın şairi Mehmet Akif Ersoy'un şüphesiz en büyük eseri Safahat'tır. Peki Safahat'ın Asım adlı bölümünde yer alan ve 'Çanakkale Şehitlerine' şiirinde geçen Asım’ın nesli ifadesi ne demek?
Asım’ın Nesli Ne Demek?


Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, başta İstiklal Marşı'mız olmak üzere geride birçok önemli eser bırakmıştır. Hiç şüphesiz bunlardan en önemlisi ve en çok bilineni de 44 şiirden oluşan Safahat'tır. Peki Mehmet Akif Ersoy’un Safahat kitabının 6. bölümünü oluşturan Asım ne demektir?

Bir görüşe göre büyük şair 'asımın nesli' ifadesini, özlenen ve umutlanan ideal Türk gencini sembolleştirmek için kullanmıştır. Asım’ın kim olduğuna yönelik bir başka rivayet ise, bahsi geçen kişinin peygamber Hz. Muhammed (sav)’in zamanında yaşamış ve ona iman etmiş olan sahabe Asım bin Sabit olduğudur. Mehmet Akif, Çanakkale Şehitlerine şiirinde geçen Asım’ın nesli ifadesiyle karakterli, ahlaklı, erdemli, bilgili; kendisinde güzel ve kahramanca özellikleri barındıran bir genç modelinden bahsetmektedir.

Mehmet Akif Ersoy’un bahsettiği Asım, Safahat’in 6. ve son bölümünün adıdır. Herkesçe bilinen Çanakkale Şehitlerine şiiri, bu eserde yer alır. 1924 yılında yayınlanmıştır. Konuşma üslubuyla ve hikaye şeklinde yazılmış bu eserde Asım, bir insanda olması gereken tüm erdemlere bürünmüş olan, duruşu ve ahlakıyla örnek bir genç olarak anlatılmıştır. Asım üzerinden Müslüman gençlik idealize edilmiş, üstat Mehmet Akif bu gençliğe “Asım’ın nesli” adını vermiştir. Dolayısıyla, şiirde geçen Asım’ın nesli ifadesini en iyi şekilde idrak etmenin yolu, bu bölümün tamamını anlayabilmekten geçer.



Bir diğer yorumda, Mehmet Akif’in Asım olarak bahsettiği gencin Hz. Peygamber(a.s.) zamanında yaşamış ve ona biat etmiş olan Asım bin Sabit olduğu söylenir. Asım’ın nesli olarak gösterilen örnek şahsiyetin, sahabe Asım bin Sabit’ten ilham alındığı en kuvvetli iddialardandır.

Sahabe Asım bin Sabit, İslamiyet’i yaymak için çıktığı bir seferde tuzağa düşürülüp esir edilmek istenmiştir. Ancak o teslim olmak istememiş, düşmanlarıyla mücadele ederken şu sözleri söylemiştir:

“Ben müşriklerin himayesine hayatım boyunca girmemek üzere yeminliyim. Vallahi kafirlere teslim olmam. Allah’ım durumumu Rasulullaha haberdar et.”

Sahabe Asım, şehit düşmek üzereyken şu duayı yapmıştır: “Allah’ım senin dinini korumaya çalıştım. Sen de benim cesedimi müşriklerden koru!”

Nakledilene göre, o gün orada şehit düşen Asım’ın başını kesip karşılığında ödül almak isterler. Ancak o esnada bir arı sürüsü gelip, cesedin üzerinde kümelenir. Böylece sahabeye kimse yaklaşamaz. Akşam olunca da müthiş bir yağmur yağar. Sel suları Asım’ın cesedini bilinmeyen bir yere sürükler. Dolayısıyla düşmanları onun vücuduna el süremez.

Mehmet Akif’in İstiklal Marşı’nın sekizinci kıtasında bu sahabeden etkilendiği söylenir. Yazdığı İstiklal Marşı dizeleri, sahabenin durumuyla ilişkilendirilir.