Bir Yılbaşı Gecesi Hediye Olarak Kitap Alan Atatürk'ün Ders Niteliğindeki Tepkisi


292 gün önce - 4 dk okuma süresi

1933 Yılbaşı gecesi, Ankara Palas salonunda Atatürk’ün katılımlarıyla kutlanırken, saat 24’den sonra, Millî Eğitim Bakanı Reşit Galip, yeni yıl armağanı olarak Atatürk’e üç kitap sunmuştur.
Bir Yılbaşı Gecesi Hediye Olarak Kitap Alan Atatürk'ün Ders Niteliğindeki Tepkisi


Cumhuriyet'in 10. yılında, 1933'te adet olduğu üzere Ankara Palas'ta Kızılay yararına bir yılbaşı balosu düzenlenir. Tabii ki Gazi de davetlidir. Yemekler yenilir, danslar edilir, müzik dinlenir ve gece yarısı gelip çatınca Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip Atatürk'e yeni yıl hediyesi olarak 3 kitap sunar ve kısa bir sunuş konuşması yapar.

Bu kitaplar Atatürk'ün çok hoşuna gider; çünkü en büyük mesele olarak gördüğü dil ve tarih ile ilgili şu kitaplarladır:

- Birinci Türk Tarih Kongresi Zabıtları
- Söz Derleme Kılavuzu
- Dil Kurultayı Kararları

Kitaplarını alırken ise Atatürk bir konuşma yapar.
"Bu anda duyduğum mutluluk büyüktür. Kıymetli Milli Eğitim Bakanımızın bu armağanından dolayı kendisine teşekkür ederim. Kendisinden ve diğer bakanlarımızdan her an böyle armağanlar beklerim. Bakan Bey'in değersiz dediği bu armağan gerçekte çok değerlidir. Bu değerin herkes tarafından daha iyi anlaşılması için bu kitaptan bir sayfa okumalarını Bakan Bey'den rica ediyorum."



Atatürk'ün bu sözleri çok alkışlanır. Ve bunun üzerine Reşit Galip Bey tarih kongresi zabıtlarından alelade bir sayfa açarak, "Hepinizin kısmetine" der ve okumaya başlar. “Kafasını ve vicdanını, en son yükselme alevleriyle güneşlendirmeye karar vermiş olan, bugünün Türk çocukları, biliyor ve bildirecektir ki, onlar dört yüz çadırlı bir aşiretten değil, on binlerce yıllık, hür uygar olan, yüksek bir ırktan gelen, yüksek yetenekli bir millettir."

"Bir de şunu iyi bilmek gerekir ki eski Etilerimiz, atalarımız, bugünkü yurdumuzun ilk ve otokton yerleşenleri ve sahibi olmuşlardır. Burasını binlerce yıl önce ana yurdun yerine öz yurt yapmışlardır. Türklüğün merkezini Altaylardan Anadolu – Trakya’ya getirmişlerdir. Türk Cumhuriyeti’nin sarsılmaz temelleri bu öz yurdun çökmez kayalarındadır."

"Bu kutsal yurdun öz mirasçısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin yılmaz koruyucusu o büyük, yüksek, soylu Türk kavminin bugünkü genç ve dinç çocuklarıdır, biziz."

Diyerek sözlerini bitiren ve aynı zamanda da artık okuyamadığımız andımızın yazarı olan Reşit Galip dakikalarca alkışlanır. Gazi ise yılbaşı vesaire demeden hem oradakilere hem de bize dersler verir: Birincisi kitap her halükarda değerli bir hediyedir, ikincisi ise kitap değerli parçalardan oluşan bir bütündür ve bu yüzden tesadüfen dahi açılan bir sayfa okumaya değerdir.